|
Uzlaşma kültüründen uzaklaştığımız, aynı düşünceyi paylaşmadığımız kişileri ötekileştirdiğimiz günümüz Türkiye’sinde, camilerimizin en büyük sorunu taraf olmaya itilmesidir. Hiçbir yapı çatışan her iki tarafça camiler kadar politikleştirilmemiştir. Sosyal ve kültürel sonuçları bir yana, ne yazık ki bu çatışmanın mimariye yansıması, seçicilik ve garip bir kolâjın, strüktürden malzemeden bağımsız biçimsel göndermelerin, cami mimarlığımızı istilasına sebep olmuştur.
Politikleştirmenin ve ötekileştirmenin ayrılmaz koşulu sınırdır. Bir sınır çizerseniz ötekileştirmeyi başarırsınız. Bu çatışmanın yumuşatılması için ne yapılabilir? Kültürümüzün bir parçası camilere bir kez bile girmemiş bir nesil için ne yapılabilir?
Sınırları olmayan bir cami düşünün, ne dışarıdakiler buraları zapt edilemez kaleler gibi görsün ne içerdekiler dışarıdakileri onları kuşatan bir topluluk gibi.
Önerimiz duvarları olmayan bir ibadethane yapmaktır.
|
|